Sabundan Meyve Yapma Sanati!

Osmanlidan kalan bir cok cesit sanat dalimiz mevcuttur.Ebru sanati gözde sanatlardan olup nerdeyse bilmeyen yoktur.
Ama kiyida kösede sakli kalmis eski unutulmus diyebilecegimiz sabundan meyve yapma sanatda ebru gibi gözde birsanat dalimizdir.
Bu öyle bir sanat ki;bir kalip sabunu ellerden gecirip emek harcayarak ortaya müthis meyve sepetleriyle mis gibi kokulaarlla donatmak mümkün.

Nasil Yapilir?
Kisaca anlatmak gerekirse,
Öncelikle sabun rendelenir.Ikinci asama olarak suyla hamur olur ve bir 20 dakika yugrulmalidir.
ardindan istenilen meyve sekli verilir. bu sekilde oda sicakliginda bir hafta bekletilir.
Sonrasinda gida boyalarina batirilip 2 gün daha kurutulur.
tekrar gölgeleme gibi son rutüsler yapilir.
Ardindan cilalama islemine gecilir.
Cilalama ise yine ham madde olan sabundan olur.
sabunla su kaynatilarak cila hazir olmus olur.
Meyveler parklaklik kazansin diye ciladan gecirilir.
Bir müddet kuruduktan sonra sepetlere yerlesitirlip, satisa sunulur.
Ayrica yapilan meyvelerin meyvesine göre olan cekirdekleride gercektir.Hersey dogal ve gercegine uygun yapilmaktadir.

Unutlumus sanatimizi canlandiran Edirnililer

20. yüzyılın başlarına kadar Edirnelilerin en önemli geçim kaynaklarından biri olan mis kokulu meyve sabunları, yeniden umut oldu.

Özellikle ekonomik krizde kocalarına yardımcı olmak isteyen Edirneli kadınlar, kolları sıvadı ve yakın zamana kadar unutulan bir zanaatı diriltti. Şimdi Edirneli kadınlar altın, kısır, para ve havlu günü yerine 'mis meyve sabunu' günü düzenliyor. Kadınların ürettiği elma, armut, çilek, erik, kayısı, üzüm, karpuz, kiraz, limon ve şeftali şeklindeki mis kokulu sabunlar hem evlerin kokusunu değiştiriyor hem de kent ekonomisine büyük katkı sağlıyor.

Mis kokulu bir oda. Sanırsınız meyve bahçesi. Masanın üstünde elma, armut, çilek, erik, kayısı, kiraz, şeftali... 'Yenilmek için herhalde' diye geçiyordur içinizden. O da nesi, elinde yuvarladığı hamuru sihirbaz gibi portakala dönüştürüveriyor genç kadın. Bir başkası limon, öteki muz. Hayal gücümüz bizi yanıltıyor olmasa 'meyve üretme fabrikası'ndayız' diyeceğiz. Zira, odanın bir köşesinde sabun rendeleniyor, yoğurulup hamur oluyor. Küçücük hamur parçaları becerikli hanımların ellerinde çeşit çeşit meyvelere dönüşüyor. Gerçeğinden farkı olmayan bu meyveler Edirne'nin kökleri 17. yüzyıla dayanan zanaat ürünleri 'mis meyve sabunları'ndan başkası değil.
Öğreniyoruz ki Edirneli kadınlar altın, kısır, para ve havlu günü yerine artık 'mis meyve sabunu' günü düzenliyormuş. Komşular bir araya gelip hem köklü geleneği sürdürüyor hem de el emeği göz nuru sabunları satarak aile ekonomisine katkıda bulunuyormuş. Sabunun gelirinden ne olur ki demeyin. Ayda 2 asgari ücret kadar para kazanan ev hanımları bile var. Evin geçimini üstlenen kadınlar kiralarını ödüyor, ihtiyaçlarını alıyor, çocuklarını okutuyor. Tek faydası ekonomik de değil; hobi olarak ilgilendikleri sabun yapımı psikolojik sorunları olanlara terapi gibi geliyor.

Padişah kızlarının vazgeçilmez sandık süsü

Edirneli kadınlar arasında meslek haline dönüşen mis meyve sabunu aslında 300 yıl önce ilin en popüler mesleklerinden biriymiş. 20. yüzyılın başlarında Bedesten ve Arasta çarşılarında meyve sabunları satan dükkan sayısının kırkın üzerinde olması nedeniyle bir mahalleye 'Sabuni' ismi bile verilmiş. Bugün Arasta Çarşısı'ndaki küçücük dükkanların vitrinlerine dizilmiş mis kokulu meyve sabunları, çarşının zamana karşı direnmesinin de göstergesi adeta. Edirne'nin tarihi geleneği padişahların da dikkatinden kaçmamış, üretilen sabunların büyük çoğunluğu Topkapı Sarayı'na gönderilirmiş. Çok değerli bir süs eşyası olan mis sabunları padişah kızlarının çeyiz sandığının ve yabancı devlet başkanlarına gönderilen hediye sandıklarının da vazgeçilmeziymiş.

Evler atölyeye çevrildi

Ne var ki tarihe karışmış pek çok el sanatımız gibi mis meyve sabunu da zamana direnç gösteremez. 19. yüzyılın sonlarına doğru ekonomik değerini yitirir, maliyetinin artması ustaların yavaş yavaş işi bırakmasına neden olur. 1900'lü yılların ilk çeyreğinde 25 dükkan bulunurken, takvimler 1985 yılını gösterdiğinde geleneğin son temsilcisi de ölür. Uzunca yıllar unutulmaya yüz tutan mis meyve sabunu yapımı 2000 yılında dönemin valisi Fahri Yücel tarafından gün yüzüne çıkarılır. Halk Eğitim Merkezi'nde ev kadınlarına kurs olarak öğretilen sabun yapımı şimdilerde Edirne ekonomisinin gözbebeği. Evlerine atölye kuran kadınlar ürünlerini iç ve dış piyasalara satıyor.

Misk Sabunlarının Tarimizdeki Yeri

Sabundan yapılmış misk sabunları tarihte hem süs eşyası hem de temizlikte kullanılırdı. Elma, armut, üzüm, şeftali, muz, çilek, kayısı, portakal, karpuz dilimi, ayva, incir,erik vs her birine has kokusuyla üretilen meyve sabunları, 19.yy da Edirne'nin ticaret unsurlarından biridir. Üretilen bu sabunların hepsi piyasada satılmaz, büyük kısmı padişahın isteği üzerine İstanbul'a, Topkapı Sarayı'na gönderilirmiş.

Ayrıca padişahların yabancı devletlere gönderdiği hediyeler arasında mutlaka misk sabunları bulunurmuş...Boyut, koku ve görünümüyle gerçeğine şaşırtıcı biçimde benzeyen ferahlatıcı meyve sabunlarının estetik ve zevkine fazlasıyla düşkün olduğu bilinen Osmanlı sultanlarının gözde aksesuarları arasına girmesi, meyve sabunu üreticiliğinin hızlı bir gelişim içine girmesini de beraberinde getirmiştir. Bu dönemlerde zirveye çıkan üretim kalitesi, Edirne’de iyice yaygınlaşan meyve sabunculuğunun üst düzeyde kabul gören bir değer haline dönüşmesini ve eşsiz bir “el sanatı” haline gelmesini de beraberinde getirmiştir. Böylelikle tarihe malolmuş geleneksel el sanatı, geçmişteki gibi günümüzde de Edirne’de çok önemli bir iş koludur.

Meyve sabunları

Parfüm kokulu sabunların yeni yeni hayatımıza girdiği düşünüldüğünde, meyve kokulu sabunların bundan en az üç yüz yıl önce ülkemizde kullanılmaya başlanması sabunlara tarihi bir işlev de yüklüyor. Görenlerin Plastik meyvelere benzettiği, ancak bilenlerin fark edebileceği meyve sabunları, tarihte hem temizlik hem de süs eşyası olarak kullanılırdı. Elma, Armut, üzüm, şeftali, kiraz, muz, kavun, çilek, kayısı, Limon şeklinde üretilen ve her birine has kokusuyla dikkat çeken meyve sabunları, 19. Yüzyılda Edirne'nin en önemli ticaret maddesiydi. Bitki ve otlardan elde edilen yağların burun, ciğer doğrudan ve deri tarafından vücuda alındığını kabul edersek bu sabunların süs olmaktan çıkıp, doğal ilaç işlevi üstlendiğini de görürüz. Meyve esanslı sabunlar, bugünkü Limon, şeftali ve elma kokulu sabun ve şampuanlara temel oluşturduğunu da söyleyebiliriz. Eskiden temizlik şimdi ise sadece süs aracı olarak kullanılan meyve sabunları, bildiğimiz yeşil sabunların eritilmesinden elde ediliyor.

Sıvı haline getirilen sabun, içine birkaç damla gül yağı konulduktan sonra soğuyana kadar bekletiliyor. Daha sonra sabun hamurunun yoğrulmasına geçiliyor. Hangi meyvenin kokusu verilmişse, Hamura onun şekli veriliyor. Son olarak da aslına uygun olarak boyanıp hazır hale geliyor. Üretilen sabunların hepsi piyasada satılmaz, büyük bir kısmı padişahın isteği üzerine İstanbul'a Topkapı Sarayı'na gönderilirdi. Mis kokulu meyve sabunları, aynı zamanda çok değerli bir süs eşyasıydı. Özellikle padişah kızları ve cariyeleri çeyizlerine, odalarına bu sabunları koyarlardı. Ayrıca padişahların yabancı devlet başkanlarına gönderdiği hediyeler arasına meyve sabunları da konulmasına özen gösterilirdi.

Misk 'in anlamı nedir?

Misk Erkek miskgeyiğinin vücudundan çıkan, kokusu hoş ve kuvvetli yağlı bir salgı. Salgı, geyiğin karnının alt tarafında bulunan salgı bezinden gelir. Misk salgısına koku veren ana madde muskon organik bileşiğidir. Misk, parfüm yapımında esans ruhu olarak, koku ve renk vermek için kullanılır. Misk elde etmek için, geyiğin salgı yapan bezleri bulunduğu yerden çıkarılarak kurutulur. Bu bezlerin büyüklüğü, iri bir yumurta büyüklüğünü geçmez. En iyi misk, Tibet'te yaşayan geyiklerde bulunur.

Misk zaman içinde, etrafa kendine özgü, hoş bir koku yayan bitki veya nesnelerle birlikte söylenmiştir.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <img> <b> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Sitemizi nerden buldunuz?:

Son yorumlar