Akdeniz Mutfağı

Dünyanın üç eski kıtasını; Asya, Avrupa ve Afrika’yı birleştiren Akdeniz Havzası; kültürel ilişkiler, ticari alış verişler ve siyasal çatışmalar bakımından en ayrıcalıklı bölgelerden biri, farklı kültürel özellikler taşıyan birçok uygarlığın kaynağı ve birleşme noktası olmuştur.
Akdeniz tarihinde ilk olarak Ege ve Mısır uygarlıkları, daha sonraları, Fenike siteleri ve Yunanlıların hakimiyeti görülür.
VI. yüzyılda geniş çapta bir deniz etkinliğinin göze çarptığı Akdeniz’de, Yunanistan’dan çanak, çömlek, şarap ve zeytinyağı; Sicilya, Mısır ve İtalya’dan tahıl; Anadolu’dan kereste ve demir taşıyan gemiler bölge ticaretinde önemli yer tutar. Roma Döneminde (İ.O. 30) bu deniz ticaretinin yoğunlaştığı görülür.
9. yüzyıldan itibaren İslam dünyasının egemenliği altına giren Akdeniz, 15. yüzyılda giderek önemini kaybetti. Süveyş kanalının açılması ile birlikte Akdeniz, uluslararası ticaret alanında yeniden kendine yer buldu. Bu dönemde Akdeniz tahıl, zeytin, şarap ve koyuna dayalı geleneksel ekonomi alışverişinin dışına çıkmaya başladı.
Akdeniz kültürü; iklimi, coğrafi yapısı, florası ve köklü geçmişi ile evrensel bir bütünlüğe ulaşmıştır. Akdeniz mutfağı bu özgün kültürel yapının en önemli bölümlerinden birini oluşturur.
Gastronomi dünyasında özellikle 1980’li yıllardan günümüze kadar artarak devam eden çalışmalarda, insanlığın sağlıklı yaşamını devam ettirebilmek için yeterli ve dengeli bir beslenme alışkanlığını kazanmasının önemi vurgulanmaktadır.
Yöresel mutfaklar özgün yapıları, lezzet ve çeşitliliğinin yanı sıra toplumların sağlıklı beslenmesine verdiği katkı payı ile ölçülür ve değerlendirilir olmuştur. Bu anlayıştan yola çıkan çeşitli kuruluşlarca yapılan geniş bütçeli araştırmaların birleştikleri ortak noktanın geleneksel Akdeniz beslenme biçimi olduğu bilinmektedir

Bilim adamları, Akdeniz tarzı beslenmenin sağlığa iyi gelmesinin altında yatan nedeni buldu. Zeytinyağı kullanılan yemeklerle beslenme, vücutta iltihap oluşumuna yol açan genlerin bastırılmasını sağlıyor.
Daily Telegraph’ın haberine göre, bilim adamları zeytinyağının kullanıldığı yemeklerle beslenmenin, vücutta iltihap oluşumuna yol açan genlerin bastırılmasını sağladığını ve böylece kalp hastalıkları gibi sorunları azalttığını saptadı.
BMC Genomics dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, iltihaba yol açan genleri bastırmada, zeytinyağında bulunan karbolik asit (fenol) rol oynuyor.
Akdeniz mutfağı başta zeytinyağı olmak üzere balık, sebze ve meyveden oluşuyor. Akdenizliler kırmızı et ve mandıra ürünleriniyse az tüketiyor.
Araştırmanın başkanı İspanya’daki Cordoba Üniversitesinden Francisco Perez-Jimenez, “Bu bulgular, iltihapla beslenme biçimi arasındaki ilişkiyi güçlendiriyor ve sağlık üzerindeki en temel etkinin, sızma zeytinyağı kullanımından geldiği yolunda delil sağlıyor” dedi.

Akdeniz Mutfağı sebze, çeşitli otlar, deniz ürünleri ve özellikle de sağlıklı yaşam için tercih edilen zeytinyağının eksik olmadığı sağlıklı bir mutfaktır. Zeytinyağı Akdenizliler için büyük önem taşır onlar için sağlık iksiri gibidir. Hatta yapılan araştırmaya göre Akdeniz tipi beslenenlerde, Alzheimer riskinin azaldığı ve Akdeniz’de yaşayanların kalp krizi riskinin daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır. En önemli özelliklerinden biri de değişik ot ve baharatlarla farklı lezzetler ortaya çıkartmış olmasıdır. Masalarından salatayı eksik etmezler, yemeklerden sonra mutlaka meyve yenir. Sağlıklı ve hafif yemekler yemeyi seviyorsanız Akdeniz Mutfağı tam size göre.

Akdeniz Mutfağı, oldukça geniş bir alanı kapsayan beslenme alışkanlıkları bütünüdür. Bu geniş alanda yeralan ülkeler İtalya, Yunanistan, Ege Adaları, İspanya, Güney Fransa, Türkiye (Akdeniz, Ege ve hatta Marmara bölgesini de kapsar) ve Tunus, Cezayir gibi kuzey Afrika ülkeleri olup; bu mutfağın özellikleri iklim, coğrafi koşullar ve bu bölgelerdeki halkların kültürel özellikleri sonucu ortaya çıkmıştır.

Bölgesel yemek kültürü açısından ülkemize baktığımızda Akdeniz bölgesi mutfağının batı bölümü Ege, doğu bölümü ise Doğu Anadolu bölgesinden ve biraz da Suriye mutfağından etkilenmiştir. Batı bölümlerde sebze, otlar ve zeytinyağı daha belirginken doğuda et, bulgurdan oluşmuş yemekler ve kebaplar sofralarda daha etkin bir biçimde yer alır. Bütün Anadolu’da çok yaygın bir şekilde hazırlanan çorba, hamur işleri, meze, pilav çeşitleri, dolma gibi yemekler ve çeşitli tatlılar Akdeniz bölgesinde de severek tüketilir. Bunun yanı sıra bölgenin denize uzun bir kıyısı olmasına rağmen deniz ürünleri daha ikinci planda yer alır.

Akdeniz Bölgesi Mutfağına Özgü Bazı Yemekler:

Zeytinyağlılar: Zeytinyağlı Kereviz, Fava, Deniz Börülcesi, Piyaz, Kuru Bakla Piyazı, Zeytinyağlı Fasulye, Zeytinyağlı Enginar, Kereviz, Şakşuka, Pırasa, Zeytinyağlı Bamya

Çorbalar: Tarhana Çorbası, Kulaklı Çorbası, Fasulyeli Tavuk Çorbası, Dübari Çorbası, Ekşi Aşı, Şiş Börek Çorbası, Oğmaç Çorbası

Tatlılar: Künefe, Beyaz Muhallebi, Elmalı Ponçik, Ağızlı Kadayıf, Kabak Helvası, Lokul, Kadayıf Dolması

Salatalar: Akdeniz Salatası, Balık Salatası, Kırmızı Biber Salatası, Patlıcan Salatası, Barbunya Salatası, Sakız Reçeli, Lokma, Karadutlu Tatlı Lor Peyniri

Dolma Çeşitleri: Avakado Dolması, Kalamar Dolması, Patates Dolması, Enginar Dolması, Nohutlu Patlıcan Dolması, Bumbar Dolması

Yemekler: Mahluta, Baba Hannuş, Gülgas, Fıstıklı Köfte, Çökelekli Biber Dolması, Ciğerli Bulgur Pilavı, Dilme, Ezme Kebap, Kabune, İmam Bayıldı

Anket

Sitemizi nerden buldunuz?:

Son yorumlar