GIDALAR VE ORGANİK TARIM

Almanca ve Kuzey Avrupa ülkelerinde ekolojik tarım, Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca biyolojik tarım, İngilizce organik tarım, Türkçe de Ekoljik veya organik tarım olarak ifade edilmekte. Tam gıdalar özünden ayrılmamış ya da rafine işleminden geçirilmemiş gıdalardır. Organik doğal gıdalar ; hiçbir gübre, ilaç, hormon ve katkı maddesi içermez. Tamamen saf ve doğal alanlarda yapılan tarımla elde edilir. Bu nedenle yediğimiz içtiğimiz gıdaların organik tarım (Ekolojik tarım/Biyolojik tarım) ürünü gıdalar olmasına özen göstermeli, uzun ve sağlıklı yaşamak istiyorsak mümkün olduğu ölçüde bu gıdalarla beslenmeliyiz.

Piyasada organik ürün olarak; bakliyat, un ve ürünleri, meyve suyu ve marmelatlar, kuru meyve ve yemişler, bal ve çaylar ile zeytinyağı bulunabilmekte olup, biraz pahalı da olsa ürün çeşitliliği her geçen gün artmakta. Mevsimi dışında yetiştirilen sebze ve meyveler için hormon ve sentetik benzerleri doğal olmayan zorlama yöntemlerin kullanılma riski çok yüksek olduğundan sebze ve meyveleri mevsiminde yenmelidir.

Yaz sebze ve meyveleri : Domates, salatalık, patlıcan, biber, kabak, taze fasulye, bezelye, bamya, semizotu, enginar, taze bakla, erik, kiraz, çilek, karpuz, kavun, kayısı, şeftali, nektarin, yaz armudu, ve elması, ayva, üzüm, incir, kızılcık.

Kış sebze ve meyveleri : Lahana, ıspanak, karnabahar, pırasa, havuç, pazı, brokoli, elma, muz, portakal, mandalina, greyfurt, kış armudu, kivi’dir.

1 Kasım-1 Nisan tarihleri arasında salatalık, patlıcan, biber, şeftali, karpuz, erik bibi yaz sebze ve meyveleri yemeyiniz.
Bu tarihlerde ıspanak, pırasa, karnabahar, elma, portakal ve mandalina gibi kış sebze ve meyvelerini tercih ederek hem sağlıklı beslenir hem de kanserden korunmuş olursunuz.

Şu bir gerçek ki tarım ve gıda sektöründe kimyasal kullanımı yeterince denetim altına alınamadığından çeşitli sağlık sorunları meydana gelmekte.
Hormonlu ürünler sürekli tüketildiğinde hormon dengesinin ve bağışıklık sisteminin bozulması, şişme, yağlanma, hücrelerin zayıflayarak kansere yatkınlığın artması gibi kanıtlanmamış , ancak ciddi şüphelere yol açan sonuçları bulunuyor. Tarım ve gıda sektöründe kontrolsüz hormon kullanılmış ürünlerde, özellikle zamanının dışında üretilen sebze ve meyvelerde çeşitli farklılıklar gözleyebilirsiniz.
Bunlara örnek verecek olursak, domates çekirdeksiz, içi çok sulu, boşluk varsa, patlıcanın içi süngerimsi ve çekirdeksizse, kabağın şekli bozuk ve çekirdeksizse, biber aşırı büyük ve etli ise, çekirdek evi boş, etli kısmı sertse, patates şekilsiz ve yumruları yapışıksa ve içinde kararmalar varsa, karpuzun çekirdek yerleri boşsa hormonlu olduğu anlamına gelebilir.Bu özellikleri taşıyan ürünleri tüketmemeye özen göstererek meyve ve sebzeleri normal gelişme süreçlerinde tüketiilmelidir.

Türkiye'de Ekolojik Tarım

Ülkemizde ekolojik tarımın gelişmesi Avrupa ülkelerinin tersine üreticilerce tabandan değil alıcılarca tepeden aşağı doğru olmuş. İlk olarak Avrupa'lı alıcılardan gelen talepler doğrultusunda 1984-85 yıllarında Ege Bölgesi'nde geleneksel ihraç ürünlerimiz olan kuru üzüm ve kuru incirin ekolojik olarak yetiştirilmesiyle başlamış. 1990 yılında sadece 8 farklı ürün ekolojik olarak üretilirken üretim miktarı ve ürün yelpazesi yıllar içinde artış göstermiş.

Yasal Çerçeve
Başlangıçta ekolojik üretim tekniklerine dair bilgiler Avrupa'lı danışmanlar tarafından verilmekteydi. 1992 yılında ETO derneğinin kurulmasıyla ekolojik tarımın Türkiye'de sağlıklı ve güvenli gelişmesine katkıda bulunmak hedeflenmiş, hem yasal boyutta hem de teknik bilgi sağlama konusunda çalışmalar yapılmış.
1994 yılında IFOAM Temel standartları ve 2092/91 sayılı AB Organik Tarım Yönetmeliği'ne dayalı ilk ulusal yönetmeliğimiz yürürlüğe girmistir. Daha sonra yeniden düzenlenerek Temmuz 2002'de yayınlandı. Ekolojik tarımla ilgili ülke çapında kontrol yetkisi Tarım ve Köyişleri Bakanlığına verilmiş ve bünyesinde ATÜT (Alternatif Tarımsal Üretim Teknikleri) Dairesi kurulmuştur. 3 aralık 2004 yılında yürürlüğe giren "Organik Tarım Kanunu" ile organik tarımsal üretim faaliyetlerine yasal bir çerçeve getirilmiş, kontrol ve sertifikasyon hizmetlerine yasal dayanak oluşturulmuş. Yönetmeliğin gözden geçirilme çalışmaları bu süreçte devam etmiş ve 10 Haziran 2005 yılında en son 25841 sayılı Resmi Gazetede Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik yayınlanmış.

Dogal sebzeleri tüketmede özen göstgermemiz bizim sagligimizadir.
Ayrica organik gidaya, tüketici ne kadar cok yönelirse, hormonlu gidarlda git gide azalir, diye düsünüyorum.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <img> <b> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Sitemizi nerden buldunuz?:

Son yorumlar